Davutoğlu, Erdoğan’a seslendi: Önündeki 3 tane yolu sıraladı

Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Adana’da yaşanan polis şiddetini destekleyen ifadeleri üzerine tepki göstererek, duruma sessiz kalan Erdoğan’a 2 gün süre vermiş ve “Sayın Erdoğan, sizden sayın Bahçeli ile aynı minvalde düşünüp düşünmediğiniz konusunda net bir açıklama bekliyoruz. Bu tablo doğru mudur? Yarınki grup toplantınızı sadece bu perspektifle dinleyeceğim ve ona göre perşembe günü kamuoyumuza önemli açıklamalarda ve çağrılarda bulunacağım” açıklamasında bulunmuştu.

Davutoğlu şunları söyledi:

*İki gün önce, kadın ve çocukların da olduğu toplulukların sokak ortasında coplandığı fiili işkence görüntüleri ile ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanına açıklama yapması çağrısında bulunmuştum.

*Ancak, Sayın Cumhurbaşkanı kamu vicdanını teskin edecek bir açıklama yapmak yerine kritik konularda her zaman yaptığı gibi meydanı Sayın Bahçeli ve Soylu’ya bırakarak sessizliğe gömülmeyi tercih etti.

*Sesi ile ilgili sağlık sorunu nedeni ile grup toplantısı yapamadığı söylendi. Kendisine geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorum ancak bu bir mazeret değildir.

*Ortaya çıkan tabloyu kınayan ve sorumluları için gerekli işlemin yapılacağını ifade eden kısa bir tweet mesajı bile ilk aşamada yeterli olabilirdi.

*Eğer vatandaşına sahip çıksa idi, hukuksuz davranan kamu görevlisinin değil mağdurun yanında olsaydı çıkar tebrik ederdim.

*Ama yapmadı, yapamadı; çünkü iradesini teslim ettiği Bahçeli Salı günü grup toplantısında konu ile ilgili sınırları çizen bir racon kesmişti.

*Bunu yaparken de bu tablonun birinci sorumlusu olan İçişleri Bakanı’nın kendisinin himayesinde olduğunu bir kez daha göstermişti.

“İÇİŞLERİ BAKANI GÖRÜNÜŞTE CUMHURBAŞKANI’NA, ESASTA BAHÇELİ’YE BAĞLIDIR”

*Bugün İçişleri Bakanı görünüşte Cumhurbaşkanına esasta Bahçeli’ye bağlıdır. Geçen sene Sedat Peker’in iddialarında olduğu gibi bu sene de bu görüntüler karşısında Bahçeli’nin himayesi ile makamını korumuştur. Bu anlamda devlet çift başlı bir nitelik kazanmıştır.

*Bu nedenledir ki, Cumhurbaşkanı baş edemeyeceği bir sorun olduğunda ve sayın Bahçeli önce davranıp sınır çizdiğinde aynen daha önce yaptığı gibi sessiz kalmayı tercih etmiştir. Sessiz kalarak ülke yönetilemez

ERDOĞAN’IN ÖNÜNDE 3 YOL VAR

“Erdoğan hala konuşabilir ve tavrını ortaya koyabilir” diyen Davutoğlu, Erdoğan’ın önünde 3 yol var diyerek bunları sıraladı:

*Birincisi, Sn. Erdoğan birçok kez yaptığı gibi sanki bu ülkenin Cumhurbaşkanı değilmiş gibi yaşanan rezalet karşısında sus pus olmayı tercih edebilir.

*İkinci yol, Sn. Erdoğan bir Cumhurbaşkanına yakışmayacak bir şekilde, Bahçeli’nin vesayetini kabul ederek, birkaç etliye sütlüye dokunmayan cümle kurarak durumu geçiştirebilir.

*Ya da Sn. Erdoğan ülkenin cumhurbaşkanı olduğunu ispatlar, vatandaşlarına sokak ortasında işkence edenlerden hesabın sorulacağını söyler, bu memurların amiri olan ve sağda solda mafya ağzıyla “önce yık, sonra hukuk arkadan gelsin” diyerek hukuku takmadığını ifade eden bakanı görevden alır, hepsinden daha önemlisi açıkça işkenceyi, hukuksuzluğu ve gaddarlığı tebrik eden Bahçeli’nin ağzının payını verir.

EKONOMİK KRİZİ KONUŞMAYINCA KRİZ ORTADAN KALKMIYOR

“Erdoğan bir yol ayrımındadır” diyen Davutoğlu, “Ekonomik krizi konuşmayınca kriz ortadan kalkmamaktadır. Gün ortasında vatandaşlara işkence edilmesi görüntüsü karşısında sus pus olunca yerlerde sürünen adalet, hukuk ve vicdan ayağa kalkmamaktadır. Bugün bu tablo karşısında bile susmayı tercih eden AK Partili milletvekillerine ve yaşananları derin bir vicdan azabı ile izleyen geçmişte AK Partiyi destek vermiş sivil toplum kuruluşlarına ve geniş kitlelere seslenmek istiyorum.  Bir kez olsun trol çetelerince yürütülen ve acımasızca işleyen propaganda makinesinin tesirinden çıkın, durun ve düşünün” dedi.

MESELE SADECE BAŞÖRTÜLÜ KADINLARIN COPLANMASI DEĞİLDİR

Davutoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

*Siz eski soroscuların, pelikancıların, 28 Şubatçıların ve FETÖ destekçisi kalemlerin bizim hakkımızda işlettiği propagandanın tesiri dolayısıyla ne düşünürseniz düşünün biz sizin vicdanınızdan ümidimizi kesmeyecek ve o vicdana hitap etmeye devam edeceğiz.

*Bugün her türlü baskı altında sesimizi yükseltiyorsak sizin ve bizim gelecek nesillerimiz için yükseltiyoruz. Bir yüzükle başlayan siyasi yolculuk hesabı verilemeyen büyük servetlerle sürdürülüyor.

Davutoğlu, son olarak, AKP’ye oy vermiş vatandaşlara seslenerek, “Herkesin birlikte kazandığı bir Türkiye mi arzuluyorsunuz? İşte fırsat! Gerçekten hukukun ve adaletin ihya edildiği bir memleket mi istiyorsunuz? Sorumluluk omuzlarınızda! AK Parti’ye oy veren, oy vermiş kardeşlerim bu sorumluluğu yerine getirirken müsterih olunuz” diyerek sözlerini tamamladı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.