Değişikliğin arkasında ince ince hesaplar var

Gelecek Partisi (GP) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen, Seçim Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliğin altında iktidarın ‘ince hesapları’ bulunduğunu ve bu konuda il il çalışma yapıldığını söyledi. Seymen, “Değişiklik teklifi ile aslında, AKP ya da Cumhur İttifakı yenilgiyi kabul ettiklerinin sinyalini veriyor. Mevcut seçim sistemi ile seçime gittikleri takdirde Millet İttifakı’nın karşısında çoğunluğu bir daha bulamayacakların anladılar” dedi. AKP’nin önce “Dar bölge” sistemini getirmek istediğini, ancak MHP’nin talebi doğrultusunda bundan vazgeçildiğini öne süren Seymen, yasa teklifini SÖZCÜ’ye değerlendirdi:

BARAJIN DÜŞÜRÜLMESİ: Seçim barajının MHP’nin isteğiyle yüzde 7’e indirilmesi, MHP ile AKP işbirliğinin devam ettirileceği anlamına da geliyor. Yani Cumhur İttifakı’nda bir ayrışma veya terk etme olmayacaktır. Barajın yüzde 5’e çekilmesi daha makul olurdu. Ancak ayarlama öyle ince yapılmış ki, MHP’nin Meclis’e girmesi için lazım olan rakamda karar kılınmış.

İTTİFAK DÜZENLEMESİ: Millet İttifakı’nın içindeki küçük partilerin oylarının boşa gitmesi, partilerin birbirinden ayrışıp seçime tek başlarına girmeye zorlanması için yapılmıştır. Çok partinin yer aldığı Millet İttifakı’nın içinde rekabeti artırmak ve birlikte hareket etmelerinin önünü almak istemişlerdir.

SEÇİM KURULU: İl Seçim Kurulu Başkanlığı ile 40 yıldır uygulanan “en kıdemli hakim” kriterini değiştirmelerinin makul hiçbir izahı yoktur. Kıdemli hakimlerin kendilerine yakın olma ihtimalinin az olduğunu, bunların daha demokrat ve hukuka daha sadık kalacak olması ihtimalini gözönüne aldılar. En kıdemli hakim kriterinin sakıncası olmamasına rağmen değişikliğe gidiliyor. Burada sorun kur’anın İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu’nca yapılacak olmasıdır. Bu kura işleminin denetiminin olup olmayacağı, kura çekiliş merasimine kimin nezaret edebileceği vs. hususları belirsizdir.

PROPAGANDA YASAĞI: Seçim propaganda yasağından Cumhurbaşkanı muaf tutulmuştur. Oysa Cumhurbaşkanı partilidir yani taraftır. Nasıl bakanlar bu yasağa (kağıt üzerinde olsa bile) tabi iseler, aynı şekilde Cumhurbaşkanı da seçim propaganda yasağı kapsamında olmalıdır. Çünkü biliyoruz ki yasaklar başlayacak ancak Cumhurbaşkanı, Diyanet İşleri Başkanı’nı yanına alıp devletin uçak ve imkanları ile il il gezecek ve propaganda yapacaktır. Böylesi bir seçime ‘eşit şartlarda seçim’ demek mümkün müdür?

Hasan Seymen

Seçimin güvenliği muhalefetin omuzlarına bırakıldı

Hasan Seymen, Cumhur İttifakı’nın değişiklik teklifinde, ‘seçim güvenliği’ne dair ibarenin bulunmamasını eleştirdi.” Teklifte seçim güvenliğini sağlamaya yönelik tek bir cümle dahi yoktur” diyen Seymen sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oysa Türk halkının esas endişesi seçim güvenliğidir. Başta yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olmak üzere seçimler göstermiştir ki, en önemli önceliklerden birisi seçim güvenliğidir. Seçim güvenliğini sağlamak devletin borcudur. Ancak öyle anlaşılıyor ki, seçim güvenliği devletin sorumluluğundan çıkmış, muhalefet partilerinin omuzlarına kalmıştır.”

Niyetleri, HDP’yi kapattırıp seçmenine oy kullandırmamak

Değişiklik teklifinde milletvekili transferiyle yeni kurulan partilerin seçime girmesinin engellenmesi için seçime girme şartları arasında yer alan ‘TBMM’de grup kurma’ hükmü kaldırıldı, partilerin teşkilatlarını kurması ve kongresini yapması esas alındı. Hasan Seymen, “TBMM’de grup kurma” ibaresinin kanundan çıkarılmak istemesinin altında yatan fikri şöyle açıkladı: “HDP’nin kapatılması durumunda seçimlere yeni bir parti ile girmesinin önüne set çekmek içindir. Buradan da anlaşılıyor ki, AKP ve ortağının niyeti, HDP’yi kapatıp HDP kitlesine seçimlerde oy kullandırmamaktır.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.