Hunutlu Santrali: Deniz kaplumbağaları tehdit altında

Akdeniz, sadece Türkiye için değil dünya için de önemli bir ekolojik alanlardan biri. Dünya üzerindeki yeşil deniz kaplumbağalarının yüzde 5’i, Akdeniz bölgesinde yaşıyor. Bu bölgede anne yeşil deniz kaplumbağalarının sayısının ise 500 ila 1000 civarında olduğu tahmin ediliyor. Mersin-Adana-Hatay bölgesi ise nesli tükenmekte olan yeşil deniz kaplumbağalarının yaşama ve yumurtlama alanı. Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Başkanı Prof. Dr. Yakup Kaska’ya göre, bölgede inşa edilen Hunutlu Termik Santrali başta yeşil deniz kaplumbağaları olmak üzere bölgedeki ekosistemin sonu olacak.

Adana’nın Yumurtalık ilçesinde faaliyetlerine başladığı öğrenilen Hunutlu Termik Santrali çevrecilerin tepkisine neden oluyor. Uzmanlara göre eski milletvekili Mete Bülgün’ün şirketi Emba Elektrik Üretim A.Ş. ile Çin ortaklığında yapılan santralin başta nesli tükenmekte olan yeşil deniz kaplumbağaları (Chelonia mydas) olmak üzere ekosistemi tehdit ediyor.

Çinli Shanghai Electric Power ile Emba Elektrik Üretim A.Ş. ortaklığında Adana Yumurtalık’a bağlı Sugözü sahiline termik santral inşa edilmişti. DW Türkçe’nin şirketten aldığı bilgiye göre, çevre örgütlerinin santralin yaratacağı tahribat nedeniyle kurulmamasına karşı mücadele verdiği Hunutlu Termik Santrali’nin ilk ünitesi 18 Haziran’da faaliyete geçti. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye temsilciliğinin proje belgelerine dayanarak paylaştığı bilgiye göre her yıl 2,8 milyon ton kömür ithal edilerek Hunutlu Termik Santrali’nde yakılacak.

Santraldeki kömür kullanımının da halk sağlığına tehlikeye attığı belirtiliyor.

“Kaplumbağalar ve deniz çayırı tehdit altında”

Bu kaplumbağaların tüm Akdeniz bölgesi için önemli olduğunu, çünkü deniz çayırıyla beslendiklerini söyleyen Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kaska, “Nasıl bahçemizdeki çimleri düzenli aralıklarla biçtiriyorsak deniz içindeki çayırların da belli aralıklarla biçilmesi gerekiyor. İşte bunu yeşil deniz kaplumbağaları sağlıyor” diyor. Deniz çayırlarının ısınma durumunda öldüğünü, küresel ısınmadan dolayı 2100 yılı itibari ile yüzde 70 azalacağının öngörüldüğünü belirten Prof. Dr. Kaska “Santralin faaliyete geçmesi bu süreci hızlandıracak. Yeşil deniz kaplumbağaları ve deniz çayırları için çok büyük tehdit oluşturuyor” diye de ekliyor.


Prof. Dr. Yakup KaskaFotoğraf: Privat

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kaska, kömür kullanımını da eleştiriyor ve “Herkesin kömürden vazgeçtiği bir dönemde bizim böyle bir yatırım içine girmemiz hem ülke planlarına hem de menfaatlerine ters” diyor.

Londra merkezli Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) adlı sivil toplum girişiminin bilgilerine göre, Avrupa’da 23 ülke kömürden çıktı ya da çıkacağını duyurdu.Sadece Kosova, Bosna Hersek, Polonya, Sırbistan ve Türkiye kömürden çıkış kararına dair bir duyuruda bulunmadı. WWF ve Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) tarafından hazırlanan “Yenilenebilir Enerji Çağında Kömürün Fizibilitesi: Hunutlu Termik Santrali Örneği” raporda da santralin Çin’in Türkiye’deki en büyük doğrudan yatırımı olarak olduğuna dikkat çekilerek “Santral sahip olduğu ultra süper kritik kömür yakma teknolojisine uygun yatırım maliyeti senaryosunda yüksek elektrik fiyatları varsayımı altında bile ekonomik ömrü olan 30 yıl boyunca maliyetini karşılamamaktadır” deniliyor.

“Akciğer kanseri yapacağı bilimsel olarak ortada”

Santralle ilgili Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 2014 yılında hazırladığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporunda da bölgedeki deniz kaplumbağalarının bölgede sıklıkla görüldüklerine dikkat çekilmişti. Raporda “koruma altında olmalarına rağmen söz konusu canlıların yüksek hızda hareket etme kabiliyetine sahip oldukları ve böylece inşaat ve işletme sırasında bölgeden ayrılma potansiyeline sahip oldukları vurgulanmıştı. Raporda “Bu durumda projenin inşaat ve işletme aşamalarından olumsuz olarak etkilenmeleri beklenmemektedir” görüşü dile getirilmişti.

ÇED raporunun iptali için başvuruda bulunan çevre ve sağlık örgütleri sundukları dilekçede ise Hunutlu Termik Santrali’ne 1800 metre mesafede bulunan Sugözü Termik Santrali nedeniyle Yumurtalık ilçesinde 2009 yılında 5 kanser vakası ve 4 kanser çeşidi varken bu sayının beş yıl içinde 60 kanser vakası ve 14 kanser çeşidine yükseldiği vurgulandı.

Sivil toplum örgütlerinin bu dilekçesine işaret eden Doğu Akdeniz Çevre Platformu Sözcüsü Dr. Sadun Bölükbaşı, santralin halk sağlığına muhtemel etkilerine değiniyor. Bölükbaşı, “Gözle görülmeyen toz zerreciğinin en tehlikeli kaynağı, kömür santralleri. Bu zerrecikler üzerlerinde ağır metaller taşırlar. Bu da kanserojen etkiyi artırır. Şirket, ‘filtre takıyoruz’ diyor ama en iyi sistem çalışsa da dahi bu zerrecikler çevreye salınır” diyor. Santralin inşa edildiği bölgede yapılan hava kirliliği ölçüm değerinin 83 mikrogram/metreküp çıktığını vurgulayarak “Bu değer 50 mikrogram/metreküp üstü olduğunda hava kirli kabul ediliyor. Bu kirliliğin ortasında bu santrali çalıştıramazsınız. Akciğer kanseri yapacağı bilimsel olarak ortada” şeklinde sözlerini sürdürüyor.


Yeşil deniz kaplumbağaları Fotoğraf: WWF Türkei

Şirket kendi danışmanından görüş aldı, bakanlık onay verdi

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ise termik santral için 2015 yılında elektrik üretim lisansı verdi. Lisansın iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açıldı. Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne 2017 yılında sunulan bilirkişi raporunda, santralin halk ve çevre sağlığı açısından kurulmasının sakıncalı olacağı belirtildi. Lisansın iptali için açılan dava halen sürüyor.

Dava sürerken inşaat çalışmaları devam etti. DW Türkçe’nin edindiği belgeye göre, Emba Elektrik Üretim A.Ş. CEO’su, eski ANAP milletvekili Mete Bülgün, Mayıs 2019’da Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne “Hunutlu Termik Santral Projesi İskele İnşaatı” konulu gönderdiği yazıda, “Arazi yapısı sebebiyle başka bir teknik çözüm bulunamadığından kumsalda 17 metre genişliğindeki alanı geçici olarak doldurup denize ulaşmak, daha sonrasında da dolguyu kaldırıp dolgu yapılan alanı eski haline getirmek şartıyla gerekli iznin tarafımıza verilmesi için başvuru yapmıştık. Şirketimiz kadrosunda deniz kaplumbağaları konusunda resmi danışman olarak görev yapan Adnan Menderes Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Oğuz Türkozan’dan bilimsel görüş talep ettik” dedi ve şirket danışmanının olumlu görüşünü bakanlığa sundu. Bu yazıdan 10 gün sonra, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Çolak, Türkozan’ın raporu doğrultusunda inşaata izin verdi.

Meclis gündemine taşınmıştı

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, konuyu Meclis gündemine taşımıştı. Bulut, “Adana’nın kuzeyinde yer alan Tufanbeyli Kömürlü Termik Santrali ve diğer kirleticilerle birlikte Adana’nın hava kalitesi ciddi şekilde etkilenecektir” demişti. Öte yandan deniz kaplumbağalarının Bern Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Barselona Sözleşmesi ile koruma altına alındığını belirterek “Ülkemizdeki geçerli mevzuata göre bu alanda termik santral yapılması hukuka aykırıdır” diye konuşmuştu.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.