KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİ HASTALARI İÇİN YENİ İLAÇ ÇALIŞMASI

BOĞAZİÇİ Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rana Sanyal, ‘Üniversitemizde başlanan araştırmalar ile hedefli kemoterapi için yeni bir ilaç adayının preklinik araştırmaları merkezimizde gerçekleşti. Bu ilaç adayı, üniversitemizden klinik araştırmayla hastalara ulaştı. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastaları ile şu anda Türkiye’de iki ayrı merkezde araştırmalar devam ediyor” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Yerleşkesinde ‘Hedefli Tedavi Teknolojileri’ sempozyumu gerçekleştirildi. Sempozyuma TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlileri ile öğrenciler katıldı. TÜBİTAK Başkanı Mandal, sempozyuma online bağlanarak kısa bir konuşma yaptı.

“ARAŞTIRMALARIMIZI İNSANLIĞIN HİZMETİNE SUNMAYI BAŞARDIK”

Kanser tedavisi için önemli çalışmalara imza atan Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rana Sanyal, ‘Bugün hedefli tedavi teknolojileriyle ilgili sempozyumumuz için hep birlikteyiz. Bu sempozyum bizim için aslında bir dönüm noktası. Bundan 10-12 yıldır yaptığımız bütün araştırmaların artık bir sonraki aşamasına geçtiğimizin bir göstergesi olarak, hep birlikte tüm ekosistem paydaşları olarak toplandık. Buradaki çalışmalarımız bizim aslında laboratuvardaki bütün araştırmalarımızı alıp en sonunda insana fayda sağlayacak bir ekonomik değere dönüşecek bilimi, teknolojiyi, insanlığa katkı sağlayacak şekilde konumlandırdığımız araştırmalarımız. Bu adımların da içerisinde laboratuvardan kliniğe kadar geçerkenki adımları merkezimizde yapıyoruz. Bunların içerisinde yosun teknolojilerinden kanser teknolojilerine kadar pek çok aşamada araştırmalarımızı insanlığın hizmetine sunmayı başardık. Kanser araştırmalarımızda en yakın zamanda artık kliniğe ulaşmış, yeni keşfettiğimiz moleküllerimizi, insanlıkta denemeye başladığımız klinik araştırmalarını yaptığımız çalışmalarımızı destekliyoruz. Üniversitemizde başlanan araştırmalar ile hedefli kemoterapi için yeni bir ilaç adayının preklinik araştırmaları da merkezimizde gerçekleşti. Bu ilaç adayı, üniversitemizden spin-off (büyük bir şirketten ayrılmış küçük girişim şirketi) bir start-up’ın girişimiyle artık kliniğe ulaştı. Klinikte de küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında şu anda Türkiye’de iki ayrı merkezde araştırmalar devam ediyor” dedi.

? İKİNCİ CARİ AÇIĞIMIZI SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ ALANINDA VERİYORUZ “

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü’nde öğretim üyesi Prof. Dr. Cengizhan Öztürk ise, ‘Bildiğiniz gibi sağlık alanı çok önemli bir konu. Ülkemizin de gözbebeklerinden bir tanesi. Sağlık hizmetinin veriminde, ekonomik olarak veriminde senelerdir çok kapsamlı bir gelişmenin içindeyiz. Ancak sağlıkta gerek tıbbi cihazda gerek medikal biyoteknolojide bir miktar geri kaldık. Yani yerli ve milli üretimde hala enerjiden sonra ikinci cari açığımızı sağlık teknolojileri alanında veriyoruz. Önemli bir akademik altyapı kurgulaması yaptık. Bu altyapıların çoğu şu anda hayata geçti. Bunların sadece akademik projeler değil de üniversite sanayi iş birliği kapsamında ürüne dönüşecek şekilde de bir yol ve hız kazanması için de bu tür ek destekler alıyoruz.” dedi.

Bu alandaki çalışmalaırn klinik deneme aşamasına geldiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, yepyeni fikirleri olan akademisyen ve girişimcilerin de çalıştığını belirtti. Öztürk, ” Yani Türkiye’de bir medikal biyoteknolojide en öncü startuplar Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Boğaziçi akademisyenleri tarafından hayata geçiriliyor.Bunlar,çeşitli projeler için Avrupa Birliği veya yatırımcılardan destek aldılar. Hatta Türkiye’de en fazla yatırım alan firmalar, girişimciler listesinde ilk ona girdiler. Bunun sayısının artacağını, kurduğumuz altyapılar ve desteklediğimiz kuluçka ve hızlandırıcı programlarıyla bunların sayısının artacağına bu örneklerin peşinden pek çok genç girişimcinin ve akademisyenin devam edeceğini düşünüyorum ” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir