Prof. Dr. Orta: Yeraltı sularını kuraklık ve felaketler için saklayalım

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Arazi ve Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Orta, geçen yıllarda kuraklığın yaşandığı İstanbul çevresi ve Trakya’nın son yılların en yüksek kar ve yağmur yağışlarını aldığını söyledi.

Kar yağışının çok önemli olduğunun altını çizen Orta, “Kar yağışları bizim için çok önemlidir. Kar yağışlarının yüzey akışıyla kaybolma oranları çok daha azdır. Yavaş, yavaş erirler, toprağı tarla kapasitesi civarına doyma noktası civarına kadar çıkartabilirler” dedi.

“REHAVETE KAPILMAYALIM” 

Prof. Dr. Orta şöyle konuştu: 

Topraktaki nemi hem de yüzey akışlarla göletleri ve barajları, gölleri beslerler. An itibarıyla son yılların en yüksek seviyesi bugün İstanbul ve havalesinde Trakya civarında da aynı. Barajların doluluk oranları yüzde 90’ları buluyor. Ama bence bu çok tehlikeli bir algı. Hemen sakın biz yaşayanlar olarak, insanlar olarak bu bölgenin yaşayanları olarak bu rehavete kapılıp aman işte su kaynaklarımız çok fazla doldu. Suyu çok rahat kullanabiliriz düşüncesine kapılmamamız lazım. Benim için çok önemli bir fırsat odur ki bu yıl yapabileceğimiz mümkün olduğunca bu doluluk oranlarının yarısı su kaynaklarımızı kullanalım. Yer altı su kaynaklarından elimizi mümkün olduğunca çekelim, mümkün olduğunca ve onları beslenmesinden daha fazla çekmeyerek o yıllarca kaybettiğimiz, çok aşağı düşen yer altı su tablasının tekrar yukarılara çıkmasını ve hep söylediğimiz gibi bu yer altı suyunun bizden sonraki nesiller için bırakılabilecek en büyük miras olduğunu unutmayalım. Bu böyle yılları bu beslenmeler ve arkasından gelebilecek zor koşullar, kuraklık, diğer felaketler için saklayalım. Bu farkındalığı yaratmamız lazım. Aksi halde bu yıl suyumuz bol aman nasıl kullanırsak kullanalım dersek daha sonra hakikaten altından kalkamayacağımız, çözümleyemeyeceğimiz sıkıntılara bizi götürebilir.

‘YERALTI SULARI BÜYÜK ORANDA TÜKENDİ’

Trakya’da yer altı sularının büyük ölçüde tükendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Halim Orta, Türkiye’de yer üstü su kaynaklarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Orta, şöyle devam etti:

Yer üstü su kaynaklarını geliştirmemiz lazım. Yani şu depolama yapılan ekosistemi etkilemeyecek büyüklükteki barajları, göletleri tesis ederek bu yapıları geliştirmemiz ve insanlarımızı içme ve kullanma suyunda özellikle sonra tarımsal sulamada, sonra sanayide yer üstü su kaynaklarıyla beslememiz lazım. Şimdi yer altı suyunu hiç kullanmayalım noktası orada da bir şey düşünce var eksik onu da isterseniz bir açalım. Burada da mesela bizim Trakya yaklaşık 0,4 milyar metreküp suyla beslenir Ganos ve Istranca dağlarından, kuzeyden ve güneyden. Bu şu demektir biz yılda 0,4 milyar metreküp suyu kullanabiliriz. Bunu maaşımıza benzetebiliriz. Biz 10 lira kazanıyoruz. En fazla 10 lira harcayabiliriz. 11 lira harcadığımız zaman bu sıkıntı başlatır. Ama bizim hali hazırda yaptığımız hesap ve tahminlere göre bu beslenmenin 3 katı su çekiyoruz yılda. Yani Ganos ve Istranca’lardan gelerek yer altı sularını oluşturan suların 3 katını tüketiyoruz. 3 katını tükettiğimiz zaman ne oluyor? Hep borçlanıyoruz, hep aşağıya doğru düşüyoruz. Yer altı suları 25-30 yıl önce 100 metrelerdeydi. Ve aşağıda ne kaldı? Bir 150-200 metre en fazla suyumuz var, yok. İşte ben diyorum ki bu yıllarda bu beslenmelere izin verirsek, yani yer altı suyundan elimizi fazlasından çekersek hele o tabloyu bir haline getirebilirsek yaşamımız çok daha kolay olacak. Bizim olası kıtlıklara, olası risklere karşı mukavemet gücümüz, dayanma gücümüz daha da artacak.”

‘TARIMSAL KURAKLIKTA İYİ NOKTADAYIZ’

Prof. Dr. Halim Orta, son yağışların tarımı çok güzel etkilediğini belirterek, “Çok ciddi tarımsal kuraklık vardı, öyle tahmin ediyorum. Şu anda etkili kök bölgesi dediğimiz bitkilerin gelişimi için faydalı suyun depolandığı yaklaşık 90 santimetrelik derinlik, tarla kapasitesi civarlarına ulaştı.

Bu ne demek? Bu bizim nisan ayının ikinci yarısıyla mayıs ayının ilk yarısında alacağımız 1-2 geçişle bereketli bir kışlık sezon yani buğday, arpa, hububatta bereketli dönem. Ayçiçeğinde de yine ekimleri zamanında yapabilirsek ve bir iki destekleme aşılar ile iyi, bereketli bir dönem geçireceğimizin bir işaretidir.

Tabi tarım çok geniş bir üretim dalı. Yani tam hasada 3-5 gün kala esecek bir ters rüzgar bile hem verimi, hem kaliteyi çok olumsuz etkiler. Özellikle hububatta, ayçiçeğinde de böyledir. Ama su kaynakları ve tarımsal kuraklık açısından şimdi özellikle Trakya’da iyi bir noktadayız” şeklinde konuştu. (DHA)

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.