TBMM bütçe görüşmeleri | Saadet Partili Şahin’den mülakat çıkışı: Bizim için aslolan bu torpil düzenine son verilmesidir

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, TBMM Genel Kurulu’nda, “Mülakat konusunu Türkiye’nin geleceği adına önemsiyoruz. Türkiye’de liyakatlı bir sistemin inşa edilmesi adına önemsiyoruz. Bizim istediğimiz çok açık, gençlere bir söz verildi bu sözün iktidar tarafından yerine getirilmesidir. Bizim için aslolan liyakatin esas alınmasıdır. Bizim için aslolan bu torpil düzenine bu kayırmacı düzene bir son verilmesi; adaletli, liyakatli, objektif kriterlere dayalı bir sistemin inşa edilmesidir. Vatandaş sizden Ak Partili öğretmen istemiyor, vatandaş sizden liyakatli öğretmen istiyor” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Genel Kurul’da bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri görüşülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerine söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, şunları söyledi:

“Mülakat konusunu önemsiyoruz”

“Mülakat konusunu Türkiye’nin geleceği adına önemsiyoruz. Türkiye’de liyakatlı bir sistemin inşa edilmesi adına önemsiyoruz. Seçim öncesi iktidarın bir sözü vardı, ‘mülakatları kaldıracağız.’ Seçimden sonra Sayın Bakan’ın belirsiz bir açıklaması hala zihinlerde bir soru işareti olarak duruyor. Bugün burada, kamuoyu önünde özellikle de bizi ekran başında bekleyen genç arkadaşlarımızı tatmin etmesini bekliyoruz. Seçimden sonra Sayın Cumhurbaşkanının sözünü de aşarak, ‘mülakat gibi mülakat yapacağız’ dediniz. Sizden önceki bakanlar ‘mülakat gibi mülakat’ yapmıyor muydu? Sizden önceki bakanlar gençlerimizin hakkını mı yiyordu? Bakanın bu konuyu cevaplaması şarttır.

Bizim istediğimiz çok açık, gençlere bir söz verildi bu sözün iktidar tarafından yerine getirilmesidir. Bizim için aslolan liyakatın esas alınmasıdır. Bizim için aslolan bu torpil düzenine bu kayırmacı düzene bir son verilmesi; adaletli, liyakatli, objektif kriterlere dayalı bir sistemin inşa edilmesidir. Vatandaş sizden Ak Partili öğretmen istemiyor, vatandaş sizden liyakatli öğretmen istiyor. Meclis idare amiri ‘Meclis’i Kasım ayında 57 bin kişi ziyaret etti’ dedi. Kaldırın bu mülakatı o 57 bin sayısı 27 bine düşecektir. Oğlunu, kızını zor şartlarda okutan anneler, babalar torpil aramak zorunda kalıyorlar, milletvekillerinin kapısını çalmak zorunda kalıyorlar. Size gelen görüşmelerin yarıdan çoğu torpil için geliyor. Vatandaşımızın bu düzene muhtaç kalmasını eleştiriyoruz. Bizim talebimiz 100 bin öğretmen atamasıdır, 30 bin öğretmen alsanız, 90 bin kişi mülakata girse 45 dakikayla çarptığınızda kaç ayda bitireceksiniz bu mülakatları? Gençler mülakatların sonucunu beklerken diğer KPSS’de gelecek. Gençlerimizi bu stresten kurtarmak zorundasınız.

“Türkiye’de eğitim niteliğinin artmasının temel sebebi eğitime ideolojik yaklaşılmamasıdır”

Söz siyasetçinin sermayesidir, bu sermayeyi tüketmeyin. Her gelen bakan bir eğitim sistemi değiştirirse biz yol alamayız. Milli eğitim gibi önemli bir alanda 9 tane bakan değişikliğini normal görmüyoruz, doğru bulmuyoruz. 9 tane bakan değiştirirseniz, her gelen bakan da bir sistem değiştirirse bu alanda biz yol gidemeyiz, nitekim gidemiyoruz. PISA 2022 sonuçlarında Türkiye OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor. Singapur bütün alanlarda birinci olmuş. Singapur 90’lı yıllarda eğitim sisteminde dev bir atılım yapıyor. Ülkenin en yetenekli öğrencilerini öğretmenlik mesleğine yönlendiriyor, öğretmenlik mesleğinin maaşlarını tatmin edici bir seviyeye çıkartıyor ve sonuçta da böyle bir sınavda bütün branşlarda birinci sıraya yükseliyor. Bu bir tesadüf değil. Eğer iyi bir eğitim ve eğitim de başarı isteniyorsa donanımlı, kaliteli öğretmenler yetiştirmek zorundayız. Bu da 45 dakika da mülakatla yapılacak bir sistemle olmaz.

Eğitim sistemini düzeltmek zorundayız. ‘Şu kadar üniversite açtık’ yerine, ‘şu kadar amaca yönelik eğitim fakültesi açtık’ diyebilirsek bu anlamda önemli bir adımı atmış oluruz. Eğitim fakültesinin kontenjanlarını sınırlandırmadan, eğitim sisteminde köklü bir reform yapmadan bu adımları da atamayız. Bu adımları atabilirsek; üniversiteden mezun olan öğretmenlerimizin gerçekten donanımlı bir şekilde mezun olmasını sağlayabilirsek iktidarın, ‘mülakat seçicilik için gerekiyor’ bahanesini elinden almış oluruz. Eğitimi sadece bina ve öğretmen sayısından ibaret görürsek büyük bir hata yapmış oluruz. Eğitimde ilerleme ancak niteliğin ve kalitenin artmasıyla mümkündür. Türkiye’de eğitim niteliğinin artmasının temel sebebi eğitime ideolojik yaklaşılmamasıdır. Geçmiş dönemlerde maalesef bu böyleydi, maalesef bugün de böyle. Sadece iktidar değişti ama bakış açısı değişmedi.

Okul öncesi eğitimin zorunlu olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Türkiye’nin her yerinde bu imkanlar oluşturulmalıdır. Derslik sayısı anlamında Türkiye’nin her yerinde sorunlar var. Eksiklik kapatılmalı, ikili eğitime son verilmelidir. Yaz saati uygulaması öğrencilerimiz, velilerimiz için büyük bir sorundur. Yaz saati uygulamasının da tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.”

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx